DEM Parti heyetinin, PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın tutukluğu olduğu İmralı Adası’na gerçekleştirdiği üçüncü ziyaretin ardından gerçekleştirilen basın toplantısında, Öcalan’dan PKK’ya silah bırakma ve kendisini feshetme çağrısı geldi. Öcalan, “Tüm gruplar silah bırakmalı, PKK kendini feshetmeli” çağrısında bulundu.
DEM Parti heyeti bugün üçüncü kez terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın tutuklu olduğu İmralı Adası’ndaydı.
7 kişilik heyette Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Ahmet Türk, Tülay Hatimoğulları Oruç, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek’in yanı sıra Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Faik Özgür Erol da yer aldı.
Heyet en son 22 Ocak 2025’te İmralı’ya ziyaret gerçekleştirmişti.
Heyet, İmralı’daki ziyaretin ardından bugün saat 17.00’da İstanbul Taksim’de bulunan bir otelde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Öcalan’ın çağrısı önce Kürtçe sonra Türkçe olarak okundu. Çağrıda, “Tüm gruplar silah bırakmalı, PKK kendini feshetmeli.” ifadelerine yer verildi.

Yıllar Sonra Öcalan’ın İlk Fotoğrafı
Basın toplantısının ilk dakikalarında ise, DEM Parti İmralı Heyeti’nin bugün İmralı’da Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin fotoğraf paylaşıldı. Fotoğrafta Öcalan ve İmralı Heyeti’nin yanı sıra İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş’ın da yer aldığı bilgisine yer verildi.

Sırrı Süreyya Önder: Tarihi Bir Kırılma Anındayız
Açıklamanın açılış konuşmasını DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder yaptı. Önder, konuşmasında “Olumlu anlamda tarihin kırılma anındayız.” diyerek, sürece emeği geçenlere teşekkür etti.
Önder, “Bu ülkenin bütün evlatları, askeri, polisi ayırt etmeksizin bu anlamsız, kaotik süreçte hayatını kaybeden bütün gençlerimizi saygıyla rahmetle anıyoruz. O annelere evlat olacağız, o annelere haysiyet borcumuzdur. Sayın Öcalan' mesajını iletti. Tarihi bir kırılma anındayız ama olumlu bir kırılma anı.” diye konuştu.

Öcalan’ın Çağrısı Kürtçe ve Türkçe Okundu
İlk olarak açıklamanın Kürtçesini Ahmet Türk, sonrasında Türkçesini Pervin Buldan okudu.
Öcalan’ın Açıklaması
Abdullah Öcalan, “Kürt-Türk ilişkileri 1000 yılı aşan tarih boyunca, Türkler ve Kürtler varlıkları sürdürmek ve hegomonik güçlere karşı hayatta kalmak için gönüllük yönü ağır basan bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir. Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hal alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir.” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın açıklamasında öne çıkan kısım şöyle oldu;
“Silah Bırakma Çağrısında Bulunuyorum”
“Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum.
“PKK Kendini Feshetmeli”
Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim.”
‘Hukuki Boyutun Tanınması Gerekiyor’
Açıklama sonrası Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan’ın heyete ilettiği “Şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir.” notunu okudu.
Çağrının Öcalan’ın el yazısıyla kaleme alınmış hali de ortaya çıktı. Çağrının imza tarihinin ise 25 Şubat 2025 olması dikkat çekerken metnin, DEM Parti heyetinin izin için başvuru yapmadan bir gün önce kaleme alındığı anlaşıldı.