





|
  |


28 Nisan
2007,
07:25 /
3 yıl
önce
Aldatılan kadının dirayeti
Tamer Karadağlı’nın Deniz Uğur’la ilişkisi uğruna boşandığı eşi Arzu Balkan’a bakıyorum...
Dünkü Vatan’da Gülşen Yüksel’e yaptığı açıklamalar, aldatılan kadının dirayeti üzerine ders niteliğinde.
Daha önce Tamer’in Rus kadınlarla ilişkisinin ’tek gecelik’ olduğunu söylüyor Arzu Balkan.
"Bu yüzden benim için önemli değildi.
Ama ikincisi gerçek bir ilişkiydi. İlişkiler emek, paylaşım ister.
Hayat seçimlerden ibarettir. Bir şeyi seçersen başka bir şeyden vazgeçersin.
Tamer beni seçmedi, beni tercih etmediği için de evleri ayırdık."
Aldatılmış, başka bir kadın uğruna terk edilmiş, evliliği bitmiş bir kadının durumu bu kadar gerçekçi kabullenmesi bile yeterince şaşırtıcı bir olay.
Hüsnü Şenlendirici’nin eşi Nazire Şenlendirici de aldatılmış bir kadın olarak girdi hayatımıza.
O ve ailesi zaman zaman kameralar önünde kontrolü kaybetse de, Nazire Hanım’ın da aklı başında cümlelerine tanık oldum.
"Ne tek başına Deniz Seki suçlu ne de Hüsnü... Bu durumun olmasını ikisi de istedi" diyordu geçenlerde.
Nazire Hanım’ın gerçeği kabullenmesi daha sancılı oldu ama Arzu Balkan söyledikleriyle gerçek bir "güçlü kadın" portresi çizdi.
Galiba bu işlerde en önemlisi bu; hayatın devam ettiğini görmek, kendine dönmek.
Gurur duyduğu başka sahne var mı?
Hülya Avşar üniversite öğrencileriyle yaptığı söyleşide Berlin in Berlin filmindeki mastürbasyon sahnesiyle gurur duyduğunu söylemiş.
Avşar’a söz konusu sahneyi soran üniversite gençleri Berlin in Berlin çekildiğinde 6-7 yaşındaydı.
Hala 14 yıl önce çekilen bir sahnenin konuşuluyor olması Avşar için iyi mi kötü mü?
Neden kimsenin aklına Avşar’ın daha sonra çektiği Salkım Hanım’ın Taneleri, Yeşil Işık, Kalbin Zamanı gelmiyor, neden kimse İki Genç Kız’ı, Hababam Sınıfı Askerde’yi hatırlamıyor da illa Berlin in Berlin soruluyor?
İyi olan Hülya Avşar’ın oyuncu olarak bu sahnede çok başarılı oynaması, kötü olan ise o filmden sonra bu rolün üzerine çıkaması...
Böyle hatırlanan bir başka rolünün daha olmaması...
Keşke gurur duyacağı bir iki sahnesi daha olsaydı...
Bunu söylemedim
Gazetelerde çıkan Cüneyt Arkın’ın "Türk sinemasına eşcinseller hakim" sözü üzerine geçen gün bir yazı yazmıştım.
Cüneyt Arkın bir açıklama gönderdi.
"Böyle bir söz söylemedim" diyor ve devam ediyor:
"Bu dehşet verici bir şey olurdu. Ancak televizyonların eşcinselliği kutsadığını, meşrulaştırdığını anlattım.
Türkiye’de her kötülüğün alıştıra alıştıra uygulanıp olağan hale getirildiğine dikkat çektim.
Siz de yazınızda bu durumu açıkça ifade etmişsiniz. Gözlerinizden öperim".
Radyocular kızgın
Şu sıralar hangi radyoyu açsam çıplak DJ’lere tepki gösteren radyocularla karşılaşıyorum.
Başta Niki olmak üzere, çıplak program yapan DJ’lerin medyada bu kadar çok yer bulmasına tepki gösteriyorlar.
Haksız da sayılmazlar.
Yıllarca DJ’lik yap kimse senden tek satır bahsetmesin, sonra elin Macar kızı gelsin fotoğrafları sayfalardan düşmesin. Kızmakta haklılar ama kabul etmeleri lazım ki, bu da bir pazarlama başarısı.
|

Bu köşe yazısına siz de yorumda bulunun, düşüncelerinizi herkesle paylaşın !
Yorum ekle
|
mehmet 6/2/2007
|
Birisi Kerim Akbaş'a hatırlatsın yukarıda yazıya yorum ekleyin yazıyor,buyrun reklamınızı yapın değil...
|
|
Kerim AKBAŞ 4/28/2007
|
Kanal 6 Televizyonunda "Haber Dosyası"ADLI HABER PROGRAMINI 2 YIL SÜRDÜRDÜM.Ozaman köşenizde benimle ilğili olumlu ve teşvif edici yazılarınızı okudum.teşekkür ederim.Şu an 18 Mayıs 2007 tarihinde ilk programımla Yıldız TV de başlıyorum.Yine çamur çetelerinin ipliğini pazara çıkartacak ve gazetecilik ilkeleri dogrultusunda hizmet edeceğim.saygılarımla abi.Kerim AKBAŞ Haber Dosyası programı Genel Yönetmeni Tel:0 555 869 9914
|
Sayfa:
1
|
|
  |




|